MHP’li Öztürk: "Tehlike henüz geçmiş değil"

MHP’li Öztürk: "Tehlike henüz geçmiş değil"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, Türkiye üzerinde oynanan oyunların bitmediğini ifade ederek, tehlikenin halen geçmediğini söyledi. Bu konuda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na da tepki gösteren Öztürk, "Ey Kılıçdaroğlu, darbenin gerekçesi devam ederken, sen koskoca ana muhalefet partisinin genel başkanısın, bunu görmüyor musun. Göre göre niye sesin çıkmıyor. Biz de senin gibi mi soralım. Senin de bir anlaşman mı var yoksa" dedi.
Öztürk, Mersin’in Erdemli ilçesinde MHP Erdemli İlçe Teşkilatı tarafından Erdemli Kültür Merkezi’nde düzenlenen referandum bilgilendirme toplantısında konuştu. Cumhurbaşkanlığı sisteminin mucidinin CHP olduğuna dikkat çekerek konuşmasına başlayan Öztürk, "CHP’li yöneticilere söylüyorum, cumhurbaşkanlığı sistemine karşılar ya. Kendileri bunun mucidi. Adalet ve Kalkınma Partisi senden kurtulmak için referanduma götürdü, cumhurbaşkanını halk seçer. Dolayısıyla ne oldu, halk tarafından seçilen 2 baş var. Biri başbakan, diğeri cumhurbaşkanı. İkisi de diyor ki halk seçti bizi. Meşruiyet kaynağı ikisinin de halk" dedi.

"Tehlike henüz geçmiş değil"
Ülke üzerinde oynanan oyunların bitmediğini ifade eden Öztürk, "Tehlike o kadar büyük ki. 15 Temmuz’la harekete geçtiler, dikkat edin Yurtta Sulh Konseyi’nin televizyonlardan açıklattığı metinde gerekçe olarak ’anayasa çiğneniyor’ diyor. Evet anayasa çiğneniyor, kim çiğniyor? Cumhurbaşkanı çiğniyor. Fiili durum diyor anayasayı çiğniyor. Tehlike henüz geçmiş değil. Çünkü 15 yılda o kılcal damarlara girenlerin nerede ne kadar var olduğunu bilmiyoruz. Rus Büyükelçisini katleden o polisi bir gün önce size gösterseydiler, bu katil olur diyebilir miydiniz? Şimdi ondan nerede ne kadar var bilmiyoruz" diye konuştu.

"Herkesin korkusu yeniden bir kalkışma olabilir mi?"
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, şöyle devam etti:
"Böyle bir tehlike bir darbe girişiminde bulunuyor. Gerekçeleri, anayasa çiğneniyor, anayasa çiğnenmeye devam ediyor. Ve herkesin korkusu yeniden bir kalkışma olabilir mi? Olabilir. Önünde ne engel var. Avrupa Birliği’nin 28 ülkesi darbecileri bulsalar yargılayacaklar, niye başarısız oldunuz diye. Amerika mı karşı çıkacak. PKK çoluk çocuğumuzu şehit ediyor, Türkiye Cumhuriyeti Devletini bir kenara itiyor, PKK ile el sıkışıyor, silah veriyor. Dolayısıyla senin içinde demokrasi dışı bir davranış dışarıda alkışlanacak. Önünüzde hiçbir engel yok. Tehlike zuhur ettiği vakit onu engelleyecek bir engel yok."

"Ey Kılıçdaroğlu, senin de bir anlaşman mı var yoksa"
"Darbeciler anayasanın çiğnenmesini gerekçe yapmışlar, ana muhalefet partisinin sesi çıkmıyor" diyen Öztürk, "Şimdi Kılıçdaroğlu’nun aklıyla baksak, bizim de sorasımız geliyor. Ey Kılıçdaroğlu, darbenin gerekçesi devam ederken, sen koskoca ana muhalefet partisinin genel başkanısın, bunu görmüyor musun. Göre göre niye sesin çıkmıyor. Biz de senin gibi mi soralım. Senin de bir anlaşman mı var yoksa. Darbeciler eğer darbeye karar vereceklerse gerekçeleri hazır olsun diye bir beklenti içerisinde misin desek, kim ne diyecek bize" şeklinde konuştu.
Her yüz yılda bir ülkenin dışarıdan bir başka şeye zorlandığını ve devletin kuruluşunun yüzüncü yılına yaklaşıldığını anlatan Öztürk, "Yine birileri kendi isteklerine göre bir değişime gidecekler" hatırlatmasında bulundu.

"Anayasanın ilk dört maddesi yerli yerinde duruyor"
Öztürk konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Anayasa maddelerini aldık önümüze, yonttuk. Yontarken neye dikkat ettik. Bu anayasadan bu millete zarar gelmesin. Şimdi diyorlar ya anayasanın birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü maddesi değiştirilecek. Bakıyoruz 18 maddeye, orada birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü madde yok, yerli yerinde duruyor. Nasıl değişecek? Nereden çıkarıyorlar onu da bilemiyoruz. Anayasanın 123. maddesinde cumhurbaşkanı tüzel kişilik kurma hakkını veriyorsunuz, peki ne olacak, ’özerk bölgeler’ kurar, eyaletler kurar. Oysaki anayasanın ikinci ve üçüncü maddesi yerli yerinde duruyor. Devletin üniter yapısı korunuyor. O maddeler yerinde olduğu müddetçe hiç kimse özerklik hayali kuramaz."

"Eskiden soru önergesini isterlerse cevaplarlardı, şimdi 15 gün içinde cevaplamak zorunda"
Anayasada sadece 18 maddenin değiştirileceğini anlatarak yeni sistemle ilgili bilgiler aktaran Öztürk, "Anayasa 170 küsur madde. Sadece 18’ini değiştiriyoruz. Diğer maddeler yerli yerinde duruyor. Bir konu kanunla düzenlenir diye anayasada yer alıyorsa Cumhurbaşkanı bu konuda kararname çıkaramaz. Böyle 82 konu var. 82 konuda cumhurbaşkanlığı kararname çıkaramaz. Kişisel haklar noktasında cumhurbaşkanı kararname çıkaramaz, temel haklar noktasında cumhurbaşkanlığı kararname çıkaramaz. Siyasi haklar noktasında cumhurbaşkanlığı kararname çıkaramaz. Anayasaya aykırı bir durumda meclis bunu anayasa mahkemesine götürme hakkına
sahip. Meclis aynı zamanda cumhurbaşkanını yargısal denetime tabi tutuyor. Bu kadar da değil meclis soruşturması var, meclis araştırması var. Genel görüşme var, yazılı soru önergesi var. Eskiden soru önergesi verirdik, keyfe göre isterlerse cevaplarlar isterlerse cevaplamazlardı. Şimdi 15 gün içerisinde cevaplamak zorunda. Cumhurbaşkanı ve yardımcıları yanlış yaptıkları vakit yargıya gönderme hakları var" diye konuştu.

11 Nisan 2017 (Haber Merkezi)

Yorumlar (0)

Yorum Yaz